Kur ve Enflasyon Dengesinde Kritik Hafta
Açıklanacak veriler yerel piyasalarda yön belirleyici olacak. Uzmanlar ne bekliyor?
FinQuest Ekonomi Masası

Yerel piyasalar için yılın en yoğun veri haftalarından birine giriliyor. Enflasyon, dış ticaret ve beklenti anketlerinin arka arkaya açıklanacağı takvim, hem faiz patikası hem de kur beklentileri açısından yön belirleyici olacak.
Piyasa medyanı, aylık tüketici enflasyonunu %1,9 seviyesinde bekliyor. Bu gerçekleşme yıllık oranı %31 bandına taşıyacak ve dezenflasyon sürecinin yavaş da olsa devam ettiğini teyit edecek. Beklentinin belirgin üzerinde bir rakam ise faiz indirimi takvimini ötelemekle kalmaz, kur üzerinde de baskı yaratır.
“Enflasyonda asıl mesele manşet rakam değil; hizmet enflasyonunun ne kadar inatçı olduğudur.”
Detaylarda hizmet enflasyonu öne çıkıyor. Kira, eğitim ve sağlık kalemlerinin taşıdığı hizmet enflasyonu, mal enflasyonunun yaklaşık 9 puan üzerinde seyrediyor. Bu kalemlerin fiyatlama davranışı geçmişe endeksli olduğu için düşüş süreci doğal olarak daha yavaş ilerliyor.
Kur cephesinde reel efektif kur endeksi son iki yılın en yüksek seviyesinde. Nominal kurun görece yatay seyri, yüksek enflasyonla birleşince yerli paranın reel olarak değerlenmesine yol açıyor. Bu tablo kısa vadede ithalat maliyetini sınırlarken, ihracatçının rekabet gücü açısından bir maliyet oluşturuyor.
Dış denge tarafında turizm gelirleri destekleyici. Enerji ithalat faturasındaki artışa rağmen hizmet gelirleri cari açığın kontrollü seyretmesini sağlıyor. Ancak petrol fiyatlarındaki yükselişin sürmesi, bu dengeyi yılın son çeyreğinde zorlayabilir.
FinQuest değerlendirmesi: Veri yoğun haftalarda tek bir rakama göre pozisyon almak yerine eğilime bakmak gerekiyor. Portföyde döviz, enflasyona endeksli enstrüman ve reel varlık dengesini korumak, bu dönemde volatiliteyi yönetmenin en pratik yolu olmayı sürdürüyor. Yatırım tavsiyesi değildir.